Gerçek şu ki insanlar reklamları okumuyor. İlgi duydukları şeyleri okuyorlar ve bazen bu bir reklam olabiliyor.

howardgossage

Reklamcılıktan Nefret Eden Reklamcı

01 Mayıs 2010

“Reklam kurtarılmaya değer mi? Ekonomik bir bakış açısından, büyük bölümünün kurtarılmaya değer olmadığını düşünüyorum. Estetik bir bakış açısından, kurtarılmaya değer olmadığından kesinlikle eminim; düşüncesiz, sıkıcı ve gerçekten çok fazla reklam var.

Reklamcılığın yetişkin bir adama uygun bir iş haline geleceği günü dört gözle bekliyorum. Ancak bunun olası olup olmadığını öğrenmeden önce, reklamcılığı küçük bir raptiyeyi çakmak için kullanılan mültimilyar dolarlık ünlü bir çekiç olmakla sınırlayan engelleri ortadan kaldırmalıyız.

Reklamcılık, gariptir, kötülüğün on yaşındaki bir çocuk kadar masum biçimidir. Suçun gerçek anlamda kavranması söz konusu değildir. Doğrudur, sektör kötü uygulamalara ilişkin suçlamalarla dalgalanır, ancak insan, zina karşıtı vaaz veren evanjelist bir çocuk karşısında hissedeceklerine benzer duygulara kapılır. Çocuğun neden söz ettiğinin farkında olmasını beklemezsiniz.

Reklam, doğası gereği çok sınırlı bir sanat formu. Ancak eğer sonuçların mükemmel olması bekleniyorsa, diğer tüm formlar gibi, mükemmel yetenek gerektirir. Sonuçta elde edilen, büyük bir yeteneğin, kusursuz da olsa bir dışavurumla yetinmek zorunda kalınmasıdır. Bu sadece Chopsticks* çalmak için kullanılacak ?Steinway?ler üretmeye benziyor.

Gerçek şu ki insanlar reklamları okumuyor. İlgi duydukları şeyleri okuyorlar ve bazen bu bir reklam olabiliyor.”

Howard Gossage’ın kitabından alıntıdır.